Bugün ofisimizde, teknoloji dünyasında “acaba Dyson ne zaman yapacak?” dediğimiz o büyük hamlenin tam karşısında duruyoruz. Konuğumuz, Dyson’ın robot süpürge pazarındaki dengeleri altüst etmeye aday yeni amiral gemisi: Dyson Spot+ Scrub AI.
Dyson denilince hepimizin aklına o devasa emiş gücü ve fütüristik tasarımlar geliyor. Ancak bu sefer karşımızda sadece bir süpürge değil, evdeki temizlik mesaisini tamamen üzerinizden almaya kararlı, tam donanımlı bir temizlik robotu ve istasyonu var. Gelin, bu 60 bin liralık teknoloji harikası bize neler sunuyor, birlikte bakalım.
Bir İstasyon Değil, Adeta Küçük Bir Temizlik Fabrikası
Cihazı kutusundan çıkardığınızda sizi ilk karşılayan şey o devasa istasyon oluyor. Ama bu bildiğiniz şarj istasyonlarından değil; burası adeta robotun “bakım merkezi”. İstasyonun içinde üçlü bir tank sistemi var: Temiz su, kirli su ve dikkat çeken o detay; katı atık toplama haznesi.
Çoğu robot süpürgede görmeye alışık olmadığımız bu sistem, robot temizliği bitirip yuvaya döndüğünde devreye giriyor. Robot, topladığı katı atıkları ayrı bir yere boşaltıyor, paspaslarını kendi yıkıyor ve en önemlisi, yıkama bittikten sonra paspasları sıcak hava ile kurutuyor. Bu ne demek? Evde o sinir bozucu ıslak bez kokusunun ve bakteri oluşumunun tamamen önüne geçilmesi demek. Üstelik istasyon suyu kendi ısıtıp robotun deposuna dolduruyor. Yani size sadece arada bir o suyu tazelemek kalıyor.
Dyson Spot+ Scrub AI inceleme
Emiş Gücünde Sınırlar Zorlanıyor: 18.000 Pascal!
Performans tarafına geçtiğimizde ise Dyson DNA’sını iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Piyasadaki çoğu üst düzey robot 5.000 – 8.000 Pascal arası takılırken, Dyson Spot+ Scrub AI tam 18.000 Pascal emiş gücüyle karşımıza çıkıyor. Bu gerçekten inanılmaz bir rakam.
Bu gücü, Dyson’ın o meşhur siklon teknolojisi ve HEPA filtrelemesiyle birleştirdiğinizde, sadece yerdeki kırıntıları değil, gözle göremediğiniz polenleri ve mikroskobik tozları da hapsediyorsunuz. Üstelik robotun önündeki LiDAR sensörü ve toplamda 27 farklı sensör, karanlıkta bile yolu kusursuz bulmasını sağlıyor. Koltuk altı gibi zifiri karanlık yerlere girdiğinde ise otomatik yanan LED ışıklarıyla “görmediğim hiçbir yer kalmasın” diyor.
“AI” Takısı Sadece Bir Pazarlama Stratejisi Mi?
Gelelim ismindeki o “AI” yani yapay zeka meselesine. Bu robot gerçekten akıllı arkadaşlar. Zemin üzerindeki kir yoğunluğunu sensörleriyle anlık olarak ölçebiliyor. Eğer bir noktada yoğun bir kirlilik saptarsa, “burası temizlendi” diyene kadar oradan ayrılmıyor ve defalarca üzerinden geçiyor.
Halılarınızı da çok iyi tanıyor. Halı üzerine çıktığı an, o ıslak paspasları otomatik olarak yukarı kaldırıyor ve emiş gücünü maksimuma çekiyor. Böylece halılarınız ıslanmadan derinlemesine temizlenmiş oluyor. Ayrıca köşeleri temizlemek için yana doğru açılan özel mop mekanizması ve saç dolanmasını tarihe gömen anti-tangle fırça teknolojisi, Dyson mühendisliğinin ne kadar ince düşünüldüğünün kanıtı.
Deneyim ve Karar: 60.000 TL’ye Değer Mi?
Biz ofis testlerimizde robotu epey terlettik. Yaklaşık 15 metrekarelik, içinde engellerin olduğu bir alanı hem süpürüp hem silmesi tam 33 dakika sürdü. Sonuç? Tek kelimeyle pürüzsüz. MyDyson uygulaması üzerinden her şeyi kontrol etmek, yasaklı bölgeler belirlemek veya temizliği planlamak zaten çok keyifli ve akıcı bir deneyim sunuyor.
Peki, gelelim o can alıcı soruya: Yaklaşık 60.000 TL’lik bu fiyat etiketi hak ediliyor mu? Eğer “benim için zaman kıymetli, temizlik işine elimi sürmek istemiyorum ve en yüksek hijyen teknolojisine sahip olmak istiyorum” diyorsanız, Dyson Spot+ Scrub AI şu an pazarın zirvesine oynamaya aday. Türkçe sesli komut desteğinden kurulum detaylarına kadar tüm merak edilenleri videonun ilerleyen dakikalarında uygulamalı olarak göreceğiz.
Dilerseniz lafı daha fazla uzatmayalım ve Dyson’ın bu yeni canavarını iş başında görelim. İyi seyirler!






